

Bu yiyecekler:
*Yaşlanmayı hızlandırır,
*Kilo almanıza neden olur,
*Şişkinlik, gaz,kramp gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açar,
*Uyuşukluğa ve atalete neden olur,
*Konsantrasyonunuzu bozar,
*Ruhsal çalkantılara neden olur,
*Doğurganlığınızı ve libidonuzu olumsuz etkiler,
*Eklemleri zayıflatan ve damarların tıkanmasına neden olan gizli ataklara yol açarak kalp ve eklem hastalıklarına yakalanma risklerini arttırır,
*Damarların daralıp sertleşmesine neden olur ve bu da kanın daha kolay pıhtılaşmasına yol açar,
*Vücuttaki toksit aktiviteyi artırarak yıllar içinde kansere neden olacak dokuların oluşumunu hazırlar,
*Bağışıklık sisteminizi zayıflatır,
*Baş ağrılarını tetikler ve astım nöbetlerine neden olur,
*Eklemlerin şişmesine ve daha çok ağrımasına neden olur,
*Cilt, saç ve tırnaklarınızın sağlıksız görünmesine yol açar.
Şimdi de kötü yiyeceklere bir göz atalım:
Fazla pişirilmiş sebzeler: Sebzelerden en iyi şekilde yararlanabilmek için onları ya çiğ yemek ya da en fazla 2-3 dakika buharda pişirmeniz gerekir.
Kötü karbonhidratlar: Şekerli, rafine karbonhidratlar vücudunuz için iyi olmayan , basit karbonhidratlardır. Çikolata , kekler,bisküviler,tatlılar ile rafine şeker , un veya işlenmiş beyaz pirinç katılarak yapılmış her şey bu karbonhidratlara örnektir. Arıtılma işlemi sırasında besinler içerdikleri vitamin ve minerallerin çoğunu kaybederler ve vücuda girdiklerinde saf şeker gibi algılanırlar. Kana hızla karışırlar ve kan şekeri dengesini bozar ve tatlı krizlerine neden olurlar. Bu tür yiyecekleri çok tükettiğinizde ruhsal durumunuzda daha fazla iniş çıkışlar olduğunu görürsünüz. Eğer şişman ve hasta olmak istiyorsanız kötü karbonhidratları tüketebilirsiniz. Fazla kötü karbonhidrat kalıntıları vücutta yağ olarak depolanırlar. Yıllar boyunca aldığınız kötü karbonhidratlar şeker hastalığına neden olur ve bu riski göze almaya değmez.
Organik olmayan yiyecekler: Organik olmayan sebze ve meyveler, kimyasal döllendiriciler ve böcek ilaçları kullanılarak, suni gübre verilmiş topraklarda yetiştirilirler. Bu meyve ve sebzeleri yediğimizde kimyasal atıklar da yolunu bulup vücudumuza girerler. Bu maddeler hücrelerimize,organlarımıza ve sindirim sistemimize zarar verirler. Bu kimyasallar, vücudumuzda toksinlere dönüşerek vücudumuzu kirletir, bizi zehirlerler.
Kötü proteinler: Çok fazla yüksek protein içerikli, yağlı kırmızı etler vücuttaki toksin düzeyinin artışına, kandaki asit oranının yükselmesine, kalsiyum oranının düşmesine , böbreklerin ve karaciğerin fazla çalışmasına neden olur ve vücuda yararlı bakterileri yok ederler. Fazla kırmızı et tüketimi böbrek taşlarına ve karaciğer yorgunluğuna neden olur, bağırsak faaliyetlerini zayıflatır, kabızlık, eklem hastalıkları, kemik erimesi ve kalp rahatsızlıklarına davetiye çıkarır
Rafine yiyecekler: Rafine gıdalara en iyi örnek beyaz şeker ve beyaz undur. Bu malzemeler daha sonra diğer birçok yiyeceğin hazırlanmasında kullanılırlar. Ekmek ,kek, çörek gibi fırınlanmış yiyecekler, çikolatalar, “fast food” denen hazır yiyecekler ve ısıtılarak yenmek üzere alınan gıda maddeleri, raf ömürlerini uzatmak için katkı maddeleri ve koruyucularla doldurulmuş yiyeceklere birkaç örnektir. Bünyelerimiz besleyici özellikleri azaltılmış , endüstriyel sahte gıdalara göre tasarlanmadığından bunları yediğimizde vücut sağlığımız bozulur.
Kötü yağlar: Doymuş hayvansal yağlar ağırdır ve vücutta taşlar oluşmasına neden olur, damarları sertleştirir, kalp krizi ve inme riskini arttırır. Doymuş yağlara örnek olarak kırmızı et, domuz eti, süt ürünleri, tereyağı ve peynir verilebilir.
İşlenmiş yiyecekler: Besinlerin işlenmesi onların doğal hallerini ve içerdikleri besin maddeleri oranlarını değiştirir. Birçok paketlenmiş , plastik kapta, çabuk hazırlanan, mikrodalga için hazırlanmış , hızlı ve “kabıyla ısıt” tarzı yiyecek, süper market rafındaki yerini almadan önce pek çok işlemden geçmiştir. Bu tür yiyecekler ya sıfır ya da sıfıra yakın besin değeri taşırlar. Gıda endüstrisi, üç binden fazla gıda katkı maddesinin kullanılmasına izin vermektedir. Gıda maddelerinde kullanılan katkı maddelerinin çoğunun güvenli olarak kabul edilmesi onların gerçekten de öyle olduğu anlamına gelmez. Gıda teknolojisinde kullanılan ve çoğu vücutta kanser oluşmasına neden olan yöntemler alerjik reaksiyonlara neden olabilir, karaciğeri kimyasalları işlemek için fazla çalışmaya zorlar. Bu maddelerin kullanıldığı yiyeceklerle beslenen çocuklarda hiperaktivite ve öğrenme bozuklukları oluşabilir.
Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya'da içtikleri buğday şırası geliyor.
Kalp Sağlığınız İçin Üzüm Yiyebilirsiniz.Connecticut ve Colombiya üniversitelerinde yapılan bir araştırmada üzüm.
Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya'da içtikleri buğday şırası geliyor.

Düşünme gücünüzü artıran, mutlu olmanızı ve kalbinizin daha sağlıklı
Canlı veya çiğ yiyecekler:Bu tür yiyecekler pişirilmemiş, haşlanmamış, buhara